Şiir Füruğ için bir ihtiyaç…

“Şiir benim için bir ihtiyaç şeklidir. Yemekten ve uykudan
önce gelen, nefes almak kadar bir ihtiyaç. Amacım bu ihtiyacı
kendim için zaruri bir hale getirmektir. Şiir bende dağılmıştı,
bir zamanlar ben bu varlığı benim dışımda soyut bir şey ola rak tasavvur ediyordum. Şimdi bir süredir o bana nüfuz etti
yani beni ele geçirdi işte bu yönden ben şiirden ayrı değilim.
O zamanlar -yani 1 963’den önce- şiire inanmıyordum.
İnanmadığımı söylediğimde de yine şiirle aramda bir mesafe
vardı. Şiiri eğlence aracı olarak gördüğüm sıralarda, sebzeleri
doğramayı bitirince kulağımı kaşıdım ve “Evet! Gidip bir
şiir okuyayım” dedim. Daha sonraki bir zamanda da eğer şiir
yazarsam bana bir şeylerin katılacağını hissettim. Şimdi şiir
yazdığımdan beri benden bir şeyin eksildiğini hissediyorum
yani ben kendimden bir şeyi kırpıyorum ve öteki elime veriyorum.
Böylelikle şiir benim için ciddi bir çalışma konusu
oldu ve şimdi onun yüzünden tutuculaştım. Şiir söylediğim
zamanlar kendi şiirlerimle alay ediyordum ama şimdi eğer
şiirimle alay ederlerse sinirleniyorum, çünkü şiiri çok seviyorum.
Bu vahşi garip şeyi kendime ram ve nüfuz ettirebilmek,
onunla kaynaşıp hemhal olup öyle kolay kolay ayrılmamak
için epey bir süre sıkıntı çektim.”