Bir Japon gibi Ebeveyn ve Eğitimci bir aile olmak

Japonya’da ebeveynlik yaptığınızda ilk öğrendiğiniz şeylerden biri bu: Çok küçük çocukların bile okula yanlarında kimse olmadan gidecek kadar bağımsız ve kendine güvenli olmaları bekleniyor. İster otobüse ya da trene binsinler ister kalabalık sokaklarda dolaşsınlar fark etmiyor. Ülkedeki aşırı düşük suç oranı, şehrin güvenilir olduğu anlamına geliyor.”

Ve Japonya’da yaşayan ebeveynimizin öğrendikleri şöyle şeyler de var:

Beslenme çantası performansınızın iyi olması şart. Japon annelerinin çocuklarının beslenme çantaları için koydukları standartlar oldukça yüksek. Anneler, aynı zamanda çok da güzel görünen bu özenle seçilmiş sağlıklı malzemeleri hazırlamak için sabah çok erken kalkıyorlar. Beslenme sepetlerinde balık, sebzeler, tofu, deniz yosunu ve hayvan ya da bitki şekilli pirinç topları bulunuyor. Çanta yeterince iyi olmadığında öğretmen sizi uyarabiliyor.

Çocuğun yaşına uygun eğlence beklentiniz olmasın. Tokyo sinemalarında hiç kimse Oyuncak Hikayesi III başlamadan hemen önce korku filmi Resident Evil‘ın fragmanının gösterilmesinden korkmuş ya da rahatsız olmuş gibi görünmüyor. Gerçekçi görünen silahlar hala oyuncak mağazalarında satılıyor. Manga çizgi romanlarında cinsel imgeler var. Neyse ki Japon pop kültürünün önemli bir parçası olan ve her yerde görebileceğiniz sevimlilik ve şirinlik akımı  – kawaii – dengeyi sağlıyor.

Masalları daha da ciddiye alın. Japonya’da Japon efsanelerinden hikayeler ve karakterler anlatmak ve bunların bayram günlerine katılmak çok yaygın. Yıl boyunca pek çok masal bayramı bulunuyor. Uzun burunlu bir cini andıkları Tengu Matsuri, avuç dolusu kurutulmuş soya fasulyeleri atarak kurbağa Oni’yi kovdukları Setsubun günü gibi. Daruma gibi iyi şans getirdiğine inanılan koruyucularsa genellikle en çirkin olanlar. Zira bu, Amerika’ya döndüğümden beri hala aklımdan çıkaramadığım bir tipleme.

Bu çok ilginç

Aşırı doğal ebeveyn olun, ama sarılmayın. Altı yaşındaki çocuğunuzu kapıdan dışarı tek başına gönderebilirsiniz, ama ev cephesinde doğal ebeveynlik geçerli. Anneler bebeklerini genellikle beraberinde, sling ya da bebek taşıyıcılarıyla her yere götürüyorlar. Bebekleri evde, alışverişte ve hatta şehir içinde bisiklete binerken bile yanlarında. (Nagano’daki bir tatil beldesinde bir babanın kayak yaparken, arkasında pembe kar kıyafetli bebeğini taşıdığını gördüm.) Bu fiziksel yakınlık sevginin bir ifade ediliş biçimi. Ama öpme ya da sarılma yok. Çoğu evde aileler birlikte uyuyor. Anne yatağın bir kenarında, baba diğer kenarında ve çocuk ortada yatıyor. Bu durum okul öncesi dönemde de devam ediyor. Pek çok annenin küçük çocuklarını da hamama yıkanmaya birlikte getirdiğini görebiliyorsunuz. Japonlar buna “ten tene” diyor. Bu kaplıcalarda (onsen) herkes çıplak oluyor.

Yazının  bütün halini okumak için: http://www.egitimpedia.com/bir-japon-gibi-ebeveyn-olmak/

Leave a Reply